20 Mart 2010 Cumartesi

EZEL DEĞİL ECEL....

Başa gelen çekilir...

Yıllar boyunca, kafanı her yastığa koyduğunda aklında uçuşan düşüncelerin toplamını ertesi gün televizyonda, gazetede, internette görmek....

Tükettiğin kağıtların, kotardığın dosyaların, içtiğin tonlarca kahvenin,çayın, okunan sayfalarca kitabın, bir satırı teyit etmek için halk kütüphanesindeki bütün ansiklopedileri tararken çektiğin acının bir gecede boşa gittiğini ve yanında sadece tatlı bir tecrübe olarak kaldığını görmek....

Cesaret edilen şeyi yapmak için harekete geçmek üzere hazırlık yaparken başkalarının senden çok önce cesaretlendiğini görmek...

EZEL değil ECEL'dir...

Ezel dizisini yazanları tebrik ediyorum...

Yıllardır üzerinde çalıştığım şeyleri bana gerek kalmadan ekrana yansıttıkları için ve benimle aynı fikirleri ürettikleri, benimle fikirdaş oldukları için onları alınlarından öpüyorum...

***

Bir projenin başına daha ne gelebilir?

KV PUSU'da Cevat karakteri...

AYNADAKİ DÜŞMAN....

EZEL...

Bu üç dizi de projemin üzerinden 8 dingilli silindir gibi geçmiştir....

Allah onlardan razı olsun...

....

:(

2 yorum:

ZiTaRoF dedi ki...

Eserimizin özgün olduğunu biliyorsak, seyirciye "eserin özgünlüğünü" fark ettirebilmekte bizim elimizde.

Bence, ufak tefek değişikler yapıp projeyi yeniden şekillendirebilirsiniz. Üzerinde epey çalışılmış/düşünülmüş işleri, bir anda kaldırıp çöpe atmak pek doğru olmaz kanımca.

Adsız dedi ki...

Benimde seneryolarim ve daha seneryoya bile donusturemedigim hikayelerim var bugun hollywood dahil yerinizde olmak isteyen binlerce insan var ama bazi gercekler varki turkiye gibi bi ulkedeyiz ve hala "ùc maymun"gibi filmlerin seneryolarina odul veriyoruz bu zaten o ulkenin ne kadar seneryodan yoksun oldugunu gostermezmi